Kambiyo senetleri (çek, bono, poliçe) ticaret ve borç ilişkilerinde güvence sağlayan, ödeme vaadini içeren kıymetli evraklardır. Bu senetlere dayanarak başlatılan icra takipleri, İcra ve İflas Kanunu (İİK)’da düzenlenen özel bir takip yoluyla yürütülür. Ancak kimi durumlarda borçlu, kendisine gönderilen ödeme emrine itiraz etmek veya borçlu olmadığını mahkeme kararıyla tespit ettirmek isteyebilir. Bu yazıda kambiyo senedine dayalı icra takibi sürecini, itiraz yollarını ve menfi tespit davası konusunu ele alacağız.
Kambiyo Senedine Dayalı Takip Nasıl Başlatılır?
Alacaklı, kambiyo senedinin (çek, bono, poliçe) aslını veya yetkili makamdan onaylı suretini icra dairesine sunarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip başlatabilir.
Başlıca adımlar şunlardır:
1. Takip talebi: Alacaklı, senedin vadesine ve borçlu bilgilerine göre yetkili icra dairesine başvurur.
2. Ödeme emri tebliği: İcra müdürlüğü, borçluya ödeme emri gönderir.
3. İtiraz süresi: Borçlunun ödeme emrinin tebliğinden itibaren 5 gün içinde icra mahkemesine itiraz hakkı vardır. (İİK m.168/1)
Borçlunun İtiraz Hakkı ve Yolları
Borçlu ödeme emrine karşı şunları ileri sürebilir:
– İmza itirazı (İİK m.170/1): Senet üzerindeki imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürer. Mahkeme, genelde bilirkişi incelemesi ile bu iddiayı değerlendirir.
– Borca itiraz: Örneğin borcun ödendiği, zamanaşımına uğradığı, senedin geçersiz olduğu gibi nedenler ileri sürülür.
İcra mahkemesi itirazı inceleyip itirazın kaldırılmasına veya kabulüne karar verir. İtiraz kabul edilirse takip durur.
Menfi Tespit Davası Nedir?
Borçlu, bazen senede dayalı olarak başlatılan takibe süresinde itiraz edememiş ya da itirazı reddedilmiş olabilir. Bu durumda borçlu olmadığının tespiti için menfi tespit davası açabilir. Menfi tespit davası, İİK m.72’de düzenlenmiştir.
Menfi Tespit Davasının Şartları:
– Takip borçlusu olunmadığının ispatı amacıyla açılır.
– Takip başlamadan önce veya takip başladıktan sonra açılabilir.
– Takip başladıktan sonra açılmışsa ve borçludan haksız yere ödeme alınması ihtimali varsa, borcun %15’inden az olmamak üzere teminat yatırılarak icra takibinin geçici durdurulması (ihtiyati tedbir) istenebilir.
– Davada görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesidir.
Menfi Tespit Davası Açıldığında:
– Davacı borçlu, senet nedeniyle borçlu olmadığını ispat etmekle yükümlüdür.
– Dava sonucunda borçlu olmadığına karar verilirse, haksız yere yapılan ödemelerin iadesi ve tazminat talep edilebilir.
Menfi Tespit Davası ile İcra Takibi Arasındaki İlişki
Menfi tespit davası açılmış olması, tek başına icra takibini durdurmaz. Borçlunun mutlaka ihtiyati tedbir kararı aldırması gerekir. Tedbir için genelde %15 oranında bir teminat gösterilmesi istenir. Tedbir kararı verilirse icra takibi durur.
Örnek Senaryo
Bir borçlu aleyhine bono nedeniyle icra takibi başlatılır. Borçlu 5 gün içinde borca itiraz etmeyi ihmal eder. Ancak aslında borcu ödediğine dair elinde banka dekontu vardır. Bu durumda borçlu, icra mahkemesine değil asliye ticaret mahkemesine menfi tespit davası açar ve icra takibinin haksız olduğunu ispatlamaya çalışır. Eğer mahkeme borçlunun haklı olduğuna karar verirse, icra takibi iptal edilir ve borçlu haksız icra nedeniyle uğradığı zararı isteyebilir.
Kambiyo senetlerine dayalı icra takipleri hızlı ve güçlü bir alacak tahsil yoludur. Ancak borçlu olmadığını düşünen kişiler için hem ödeme emrine itiraz hem de menfi tespit davası gibi hukuki yollar mevcuttur. Sürelerin çok kısa olması nedeniyle, borçluların tebligatı alır almaz bir avukata danışmaları büyük önem taşır.
Kaynakça
– İcra ve İflas Kanunu (m.168, m.170, m.72)
– Türk Ticaret Kanunu (m.749 ve devamı)
– Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kararları